|
|
8月10日

Müslüm Baba Bir Zaga Programı... Müslüm Gürses: Ben şimdi düşünebildiğime göre varım tabi. Okan Bayülgen: Bunu birisi daha söylemişti baba Müslüm Gürses: Olabilir, bizden duymuş söylemiştir mümkündür, o da bizim kardesimizdir. -------------------------------------------------------------------------- Seren Serengil: Ay çok güzel söylediniz, yani kendimi jiletleyesim geldi. Müslüm Gürses: Ne jileti, milenyuma girdik -------------------------------------------------------------------------- Bir konserinde fanatik hayranlarından biri aynen şöyle bağırır; Müslüm baba anamı mikte senin gibi evladı olsun! -------------------------------------------------------------------------- Müslüm Gürses'in zamaninda onlarca hayrani varken o donem pavyonda çalışan muhterem nurla evlenmesini idrak edemeyen bir muhabir ve Muslum Baba...
Muhabir: Neden evlendiniz? Muslum Baba: "Yalnizlik allaha mahsustur!" Muhabir: Hayir! Yani beklenmedik bir anda evlenmistiniz! Onu sordum! Muslum Baba: "Tasin kalbi yoktur. ama onu da yosun sarar" Muhabir: !??!!* Eee.. iii... sey... yani neden Muhterem Nur? Müslüm Gürses: "Muhterem hanim nur gibi muhterem bir kadindir!" Muhabir: ?!!?? eeooo... -------------------------------------------------------------------------- Reha Muhtar: Muslum bey, van kedilerine sizin muziginizi dinletiyorlarmis. yorumunuz nedir, efenim?
Müslüm Gürses: Eeee, burdan butun van kedilerine selam ediyor onlari opuyorum.
Reha Muhtar: Hangi takimi tutuyorsunuz efendim? Müslüm Gürses: Besiktas, yok yok fenerbahce --------------------------------------------------------------------------- Muslum Gurses ilk sahneye ciktigi kiyafetinin renginin lacivert oldugunu iddia eder, karisi duzeltir mordu diye: cevaben : - Canim ha lacivert ha mor, ne farkeder? -------------------------------------------------------------------------- Bir konserinde "Paramparca"yi soyledikten sonra seyircilere: Yaw kasedim cikali daha iki gun oldu hepiniz ezberlemissiniz parcayi helal diyerek milleti gulme krizine sokar. --------------------------------------------------------------------------- Hakan Tasiyan ilk ciktiginda "arabeskin yeni peygamberi benim" diye bir aciklama yapar.
Muslum Gurses'e de bu aciklama hakkinda ne dusundugunu sorarlar.
Cevap: Ben oyle bir peygamber gonderdigimi hatirlamiyorum... |  |
7月20日

DUA BİLGİYLE DEĞİL, HALLE OLUR
Öyle dualar vardır ki içlerinde Allah'ı istemekten başka bir istek yoktur. Dua kulun Allah'a derdini bildirmesi değil, o derdin dermanının ancak Allah olduğunu bilmesi halidir. Bu yüzden diyebiliriz ki sevmeyen insan asla dua edemez. Kul olmanın işareti, Yaradan'la konuşmaktır. İnsan Allah'la konuşabildiği ölçüde kuldur. Dua bilgiyle değil, halle olan birşeydir. Duada dil, kalbin tercümanı olabilir. Kainattaki düzen, şaşmayan gidişat, zamanın akışı birleşerek umumi bir dua olur. Onunla ellerin açamadığı kapılar açılır, göklere yaklaşılır, İlahi rahmete muhatap olunur. Zira "Allah kabul etmeyeceği duayı ilham etmez." -İSMAİL ACARKAN -O'na Ruhumun Yaralı Olduğunu Söyleyin-
********..............*******
3月30日 Bir sanayi şirketinin genel müdürü klasik müzik düşkünüymüş. >Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. >Vereceği konserin en önemli parçası da Schubert'ın ünlü 'Bitmeyen >Senfonisiymiş'. >Genel müdüre, konser için bir davetiye gelmiş. >İşi nedeniyle gidemiyeceğinden de bunu şirketin 'verimlilik' uzmanına >vermiş. >'Git ve bana izlenimlerini aktar' demiş. >Ertesi gün uzmandan bir değerlendirme raporu gelmiş. > >Sayın Genel Müdürüm diye başlıyormuş. >'Dört Obuacı konserin önemli bir süresinde boş oturdular. >Bunların sayısını azaltırsak konsere daha çok katkıda bulunurlar. >Orkestrada on iki kemancı var. >Bunların hepsi aynı anda hareket ediyorlar, aynı notaları seslendiriyorlar. >Bence yanlış. >Personel tasarrufu yapılmalıdır. >Onaltılık notalara ağırlık verilmiş. >Büyük ziyan. >Seyirciler sekizlik ve onaltılık notalar arasındaki farkı anlamaz. >Bu nedenle onaltılık notalarla eser çalarak yüksek ücret alan elemanlar >yerine sekizlik notaları çaldırıp, düşük ücretle çalışan stajyerler >kullanılmalıdır. >Yaylı sazlarla işlenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlanıyor. >Bu durum gereksiz tekrar yaratıyor. >Bu durum önlendiğinde iki saatlik konser yarı yarıya iner. >Eğer Schubert bu önlemleri alsaydı 'bitmemiş senfoni' biterdi. >Arzederim efendim.' 2月9日
GERÇEK BİR DOST
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... "Nereden çıktın bu vakitte" dememeli, bir gece yarısı telaşla yataktan fırladığında;"Gözünün dilini" bilmeli; dinlemeli sormadan, söylemeden anlamalı...Arka bahçede varlığını sezdirmeden, mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; sen, her daim onun orada durduğunu hissetmelisin. ihtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarına saklanabilmelisin.Kucaklamalı seni güvenli kolları,...dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz...Onca dalkavuk arasında bir tek o, sözünü eğip bükmeden söylemeli, yanlış anlaşılmayacağını bilmeli.Alkışlandığında değil sadece, asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli.Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli ve sen öyle güvenmelisin ki ona, övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin, "hak ettim" diyebilmelisin.Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane şahidi...Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş...Gözbebekleri bulutlandığında yaklaşan fırtınayı sezebilmelisin.Ve sen ağladığında, onun gözünden gelmeli yaş... 12月23日
|
PLAYSTATİON 3
| |
PLAYSTATİON 3
.
PlayStation,
çok başarılı bir oyun konsoluydu. Fakat her konsol gibi onun da ömrü,
yavaş yavaş dolmaya başlıyordu. Sony, 2000 yılının Mart ayında
PlayStation 2’yi, Japonya’da; hemen ardından da Amerika’da, 26 Ekim
2000 tarihinde piyasaya sürdü. Gelişmiş donanımları ve yepyeni tasarımı
ile PlayStation 2, konsol dünyasına yepyeni bir soluk, yepyeni bir tarz
getirdi.
PlayStation 2, 2005 yılının Aralık ayında, 100 milyonuncu
kullanıcısına kavuştu. Artık konsol piyasasının %90’ını Sony ve
Sony’nin PlayStation 2’si oluşturuyordu. Peki PlayStation 2, neden bu
kadar çok sattı? Cevabı oldukça basit. Bir konsolu, konsol yapan,
oyunlarıdır. PlayStation 2, çok kaliteli oyunlara sahip. Metal Gear
Solid’den tutun, Final Fantasy’ye, Tekken’e, Burnout’a, Shin Megami
Tensei’e, ICO’ya, Fatal Frame’e, Winning Eleven Soccer’a, Devil May
Cry’a, Silent Hill’a, Gran Turismo’ya, Resident Evil’a, Kingdom
Hearts’e, We Love Katamari’ye, Viewtiful Joe’ye ve God Of War’a kadar
birçok başarılı oyunu PlayStation 2’de oynamanız mümkün. Böyle başarılı
oyunlar bir konsol için piyasaya sürülünce, o konsolun satmaması için
hiçbir neden kalmıyor. Elbette ki o konsolun da iyi ve ergonomik bir
konsol olması gerekiyor.

PlayStation
2, her ne kadar yavaş yavaş ömrünü dolduran bir konsol gibi görünse de,
aslında halen daha çok başarılı işlere imza atabiliyor. Bundaki tek
neden, Sony’nin dev-kit kaynak kodlarını çok açık yazması. Bundan
dolayı birçok yapımcı firma, PlayStation 2 için halen daha çok başarılı
oyunlar geliştirebiliyor.
layStation 3, tıpkı XBOX 360 gibi hem normal TV’lerde, hem de
HDTV’lerde çalışabilecek. Aradaki tek ve en büyük fark ise; HDTV’lerde
ulaşabileceğimiz görüntü kalitesine, normal TV’lerde ulaşamayacak
olmamız.
HDTV’ler, kendi içinde farklı sınıflara ayrılıyor. PlayStation 3,
bu sınıfların hepsi ile uyumlu. PlayStation 3’ün desteklediği HDTV
sınıfları: 480i, 480p, 720p, 1080i ve 1080p. XBOX 360, nedendir
bilinmez, 1080p’yi desteklemiyor. 1080p ise, yüksek çözünürlüğü ve
hızlı görüntü akışı ile meşhurdur. XBOX 360’ın 1080p’yi desteklememesi,
büyük bir eksik.
PlayStation
3, Blu-Ray dahil olmak üzere bütün optik diskleri okuyabiliyor.
Blu-Ray, yepyeni bir disk formatı. Konsolun Blu-Ray’e sahip olması
demek, gelecekte birçok Blu-Ray formatını kullanacak diski
çalıştırabileceği anlamına geliyor. Buradan çıkan sonuçla da, Blu-Ray’e
geleceğin formatı diyebiliriz.
Multimedya, Kontroller, Geri Uyumluluk
Kısa da olsa PlayStation 3’ün
multimedya marifetlerine deyinmeden edemeyeceğim. Eğer bir değişiklik
olmaz ise; PlayStation 3’ümüzde DVD formatındaki filmleri
izleyebilecek, müzik dinleyebileceğiz. Geçtiğimiz günlerde Sony’den
yapılan bir açıklamada, konsolun bir çok oyun, film, müzik ve TV
programı ile birlikte satışa sunulacağı duyurulmuştu. Bay Ken Kutaragi
de, PlayStation 3’ün sadece oyun konsolu olmayacağını, multimedya
alanında çok güçlü bir cihaz olacağını aylar öncesinden duyurmuştu.

Şimdiye
kadar konsolun kendisinden çok, ilginç kontrol cihazı (Gamepad)
tartışma konusu oldu. Birçok kişi, kontrol cihazını çok büyük ve uzun
bulurken; birçok kişi ise kontrol cihazının değişeceğini iddia etti.
Kontrol cihazının tasarımı ileride değişir mi orasını bilemeyiz ama,
cihazın şu anki halinin çok ergonomik olduğunu rahatlıkla
söyleyebiliriz. Öncelikle kontrol cihazının kablosuz olması, bir artı
teşkil ediyor. Blutooth teknolojisi, bizi kablo derdinden artık
kurtarıyor. Bunun yanında cihazın şekli, bir bumerangı andırıyor. İlk
başta cihazın bumerang şeklinde olması, bir eksiymiş gibi görünse de,
aslında hiç de öyle değil. Cihazın bumerang şeklinde olması sayesinde,
baş parmaklarımız ile hem ana tuşları, hem de analog’ları kontrol
edebiliyor, hiç zorlanmadan işaret parmaklarımız ile de arka tuşları
kontrol edebiliyoruz. Bilindiği gibi PlayStation 2’nin kontrol cihazı
oldukça rahatsız. Uzun süreli kullanımlarda baş parmaklar olmak üzere,
bilek ve işaret parmaklarda ağrılar yaratabiliyor. Hatta AC Milan
takımında oynayan ünlü futbolcu Nesta da, PlayStation 2 oynarken baş
parmağını sakatlamış ve sahalardan uzunca bir süre ayrı kalmıştı. Sony,
yeni konsollarında kontrol derdini çözmeyi planlıyor gibi. Çözmeli de
zaten. Yoksa böyle giderse, insanoğlunun %90’ının parmakları sakat
kalacak. Düşünmesi bile korkutucu!

XBOX
360, ATI tarafından üretilen bir ekran kartı kullanıyor. XBOX ise,
NVIDIA tarafından üretilen bir ekran kartı kullanıyordu. İki ekran
kartı arasındaki yapı farklarından dolayı, XBOX 360’ın eski XBOX
oyunlarını nasıl açacağı hep merak konusuydu. Fakat Microsoft,
NVIDIA’ya yeni konsolu XBOX 360’a bir NVIDIA emulator’u taktırdı. Bu
sayede 200’den fazla XBOX oyununu, XBOX 360’da çalıştırılabilir hale
geldi. Sony firması ise, yakın zamanda yaptığı bir açıklama ile, tüm
PlayStation ve PlayStation 2 oyunlarının; PlayStation 3’te
çalışmayacağını açıkladı. Tümün altını çizmekte fayda var. Sony
firması, birçok eski oyunun PlayStation 3’te çalışmasını istiyor. Fakat
tüm oyunların çalışması gibi bir lüks, şu an için mevcut değil.
Yeni nesil konsolların savaşına, 2006 yılında tam anlamıyla şahit
olacağız. XBOX 360, 22 Kasım’da Kuzey Amerika’da, 2 Aralık’ta Avrupa’da
ve 10 Aralık’ta da Japonya’da satışa sunuldu. XBOX 360, diğer yeni
nesil konsollara nazaran çok erken piyasaya sürüldü. Microsoft’un şu
anki hedefi, pazarın %90’ını oluşturan PlayStation’ın pazardaki alanını
daraltmak. Nintendo ise emin ve sessiz adımlarla yoluna devam ediyor.
Nintendo’nun Türkiye pazarına da resmen girmesi, Revolution gibi birçok
yeni ürünün ve oyunun Avrupa ile aynı anda, aynı fiyata satılması
anlamına geliyor. Sony ise eksiklerini gidermeyi ve pazardaki yerini
korumayı hedefliyor. PlayStation 3’ün 400$’dan daha pahalıya
satılmayacağı, yakın zamanda Sir Howard Stringer tarafından
duyurulmuştu.

Bu
andan itibaren yapabileceğimiz tek şey, bekleyip görmek. Artık yavaş
yavaş Türkiye’de de konsol kültürü yerine oturmaya başladı. Bundan 2
yıl önce herkes PlayStation kullanırken, şimdi Türk oyuncular dörde
beşe ayrılmış durumda. Kimi PSP kullanırken, kimi Nintendo DS
kullanıyor. Kimi PlayStation kullanırken, kimi XBOX kullanıyor. Konsol
kültürü de artık yurdumuza girdiğine göre, PC oyuncularının tek bir
yumruk olması gerek. Çünkü 2006 yılı, PC oyuncuları için biraz zor
geçeceğe benziyor.
| 12月12日

Firavunun 3.000 yıllık secde halindeki fotoğrafı
Resmi büyük görmek için tıklayınız
Cesed Kızıldenizin kenarında Cebelein mevkiinde bulunmuş ve onu kızgın kumlar arasından 1881 senesinde çıkaran ingiliz araştırma ekibi tarafından müzeye götürülmüştür. Secde vaziyetinde duran cesedin tüm organları tamdır.Hatta başındaki sararmış sacları ile sakalları da rahatlıkla görülebilir.Cesedin en hayrat verici özelliği is mumyalanmamış olmasıdır.Bilindiği gibi mumyalanmış cesedlerin iç organlarının bazıları çıkarılmış ve ilaçlanmış durumdadır.Fakat bu cesede hiç bir işlem yapılmaış ve kimyevi madde kullanılmamıştır. Karbon 14 denen yöntemle en az 3000 yıllık olduğu kanıtlanmıştır.
Firavunun secde halindeki fotografı
Londra British Museum.da bulunmaktadır
Resim, İngiltere - Londra British müzesinde bulunmaktadır.
Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra'ya getirilmiştir.
ALLAH (c.c) Resulu Hz. Musa'nın zamanında ilahlık iddasında bulunan Firavun'un ölümünden 3 bin sene geçmesine rağmen ALLAH (c.c), cesedini ibret olması için çürütmemiştir.
Saçlarının bir kısmı halen yerindedir.
Başının bazı azalarının etleri de halen yerlerindedir.
Alın kısmında et kalmamıştır.
Elleri ve ayakları secde eder vaziyettedir.
Dünyada ALLAH (c.c)'a secdesiz başları, ALLAH (c.c) bir gün mutlaka böyle secde etmeye mecbur edecektir!
ALLAH (c.c)'a karşı gelenleri, ALLAH (c.c), ibret olması için cezalandırmaktadır.
Not:ALLAH' ü Teala'ya bu dünyadayken secde etmeliyiz, firavun anladı ama onun için çok geçti...
12月6日 BOYCOTT ISRAEL
COCA COLA NIN SAHİBİ, CNN DE YAPTIĞI AÇIKLAMA İLE TEMMUZ AYININ TÜM GELİRİNİ VE BUNDAN SONRAKİ AYLARIN KAR PAYLARINI İSRAİL DONANMASINA DEVRETTİĞİNİ AÇIKLADI!!!!!!!!!!!!!!
EY
MÜSLÜMAN...!
DEĞERİNİ BİL... KENDİNİ KÜÇÜLTME... BENİM
BOYKOT ETMEMLE NE OLUR DEME SAKIN HA..! UNUTMAKİ, YERYÜZÜNDEKİ
MÜSLÜMANA SIKILAN MERMİLER, AŞAĞIDAKİ ALDIĞIN
ÜRÜNLERİN GELİRİ İLE YAPILMAKTADIR...
Ve unutma ki; BUNUN HESABINI ÖBÜR ALEMDE VERECEKSİN.
Ve unutma ki; SIRA SANA DA GELEBİLİR...
Ve unutma ki; FARKLI MEKANDA YAŞADIĞIN İÇİN BU MERMİLER
SANA SIKILMIYOR...!
"BUGÜN ALLAH İÇİN NE YAPTIN" DİYE SORULDUĞUNDA VERECEK BİR CEVABIMIZ OLSUN!
(LÜTFEN BU LİSTEYİ ULAŞTIRABİLDİĞİNİZ HER YERE ULAŞTIRIN)
12月2日 
 HAYALET SEVGİLİM
Ceza mı bu? Çektiğim çile mi?
Yıllardır tuttuğum nöbet bitmeyecek mi?
Bir küçük kartanesi gibiyim avucunda eriyen.. Dön bebeğim..
Gözyaşlarını görürsem erir kanatlarım..
Uçamam rüyalarında yanına..
Sonsuzluk senle başladı.. O küçük dünyamda..
Unutma gittiğinde yarım kaldım..
Çöllerdeyim yanıyorum..
Kutuptayım üşüyorum..
Ceza benim çekiyorum.. Ne olur dön..
Uzanıyorum tutamıyorum..
Özlüyorum ağlıyorum..
Yasak mısın anlamıyorum.. Ne olur dön..
Sevmesen de beni.. Özledim sesini.. Git desem de yine gitmesen..
Yıllardır çektiğim bu hasret mi çile mi? Haram mısın bana bir bilsem..
Bebeğim benim.. Hayalet sevgilim..
Bebeğim benim.. Hayalet sevgilim..
şarkı hakkında
İrem adındaki bu kız erkek arkadaşıyla kavga ediyor bir gece ... Erkek arkadaşı da sinirlenip kafasını dağıtmak için arabayla dışarı çıkıyor ... Araba kullanırken yolda kaza geçirip hayatını kaybediyor ... Kız da bu şarkıyı ona yazıyor ve arkadaşının gitarıyla çalıyor ... Arkadaşları da cep telefonuna kaydediyorlar bu sırada ... 11月15日
|

|
Arkadaslarla yemek yiyecektik. Lokantaya gittigimde henuz kimse yoktu.. Bir sure sonra kalabalik bir grup halinde geldiler. Opme faslinda o sirada siparis almak uzere bekleyen garsonu da opmustum! Tabii kahkaha tufani kopmustu. Iste o an benim bittigim andi.
***********************************************************************
Gece otobusle Istanbul'dan Izmir'e gidiyordum.Yanimda oturan da benim gibi iri kiyim olunca komple vucut temasi oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde, ikimiz de uyumusken, yanimdaki yolcu birden sicradi. Karimdan alisik oldugum icin, 'Gecti bitanem. Ben yanindayim, yok bir sey' deyiverdim! Adam gozlerini aralayip dehsetle bana bakmisti. Iste o an benim bittigim andi.
***********************************************************************
Universite yillarim. Kulak rahatsizligimdan dolayi hastaneye gitmistim. Doktor muayene esnasinda rahat olmam icin benimle sohbete basladi. 'Ogrenci misin?' 'Evet.' 'Hangi universite?' 'Uludag.' 'Ben de oradan mezun oldum. Hangi bolumde okuyorsun?' 'İsletme' dedim ve bombayi patlattim: 'Siz hangi bolumden mezun oldunuz?' 'Sence?' Iste o an benim bittigim andi.
*********************************************************************
Sabah ofiste telefonla konusuyordum. Telefonu omuzumla basimin arasina sikistirmistim. Elimin birinde cep telefonu, digerinde pogaca vardi.Cep telefonumu sarj etmek isterken sarj aletinin ucunu birden pogacaya soktum! Goren oldu mu diye kafami cevirince de mudurumle goz goze geldim. Siritiyordu. Iste o an benim bittigim andi.
********************************************************************** Lise 1. siniftaydim. Kimya dersinde "İsinan maddeler genlesir" konusunu anlatan hocamiz, 'Ornegin pirinc' deyince atladim: 'Haklisiniz hocam yaa! 2 bardak pirinci isitinca koca bir tencere pirinc pilavi oluyor.' Hoca, 'Oglum bu yemeklik pirinc degil, metal olan pirinc' deyince butun sinif gulmekten yerlere yatmisti. Iste o an benim bittigim andi.
*****************************************************************
Eve gitmek uzere Bakirkoy dolmusu bekliyordum. Sigaramin kalmadigi aklima gelince onunde durdugum Tekel bayiine girecekken minibus geldi. Apar topar bindim. Sofore parayi uzatip, 'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkac saniye yuzume bakip, 'Abi bu Bakirkoy'e gider' diye cevap verdi! Iste o an benim bittigim andi.
|
Okuyun Kopunn..:))))
ASKER MEKTUPLARI :-))))
> >Sevgili Hakkus; > >Mektubunu aldim. gelmesi ne kadar sevindirici ise de okuduklarim o denli uzucuydu. Demek ki askere gittiginden beri o cavusun sana > >etmedigi kalmamis. "Sucum olsa yanmam" diyorsun. sana inaniyorum dostum. Olur olmaz seni dovdugune gore yazdigina gore o herif asker ocagina yakismayan sadistin teki.......Sen sivilken agzina kotu soz almazdin. Adamin besiginden mezarina kadar nesi varsa sovdugune gore gercekten cok sinirlenmissin. Ama haklisin ben de olsam ondan nefret ederdim. Oysa hepiniz ayni vatanin evladisiniz. Neden ayrim yapip en agir isleri sana yaptiriyor ki????....Senin gibi akli basinda > >sorumluluklarinin bilincinde olan insana boyle davrandigina gore cok adi birisi olmali. Zaten adi`nin teki demissin sen de. Neyse Hakkus, vatan borcu bu... herseye insanliktan uzak olan cavusuna bile > >katlanip, vazifeni yerine getirmelisin. Sen yine de elinden geldigi kadar iyi asker olmaya calis. Sakin beni de mektupsuz birakma. > >Mektuplari disaridan yollamakla iyi ediyordun. Cavus iti okursa bir de mektuplar icin dayak yersin yoksa. Ozlemle gozlerinden > >operim.....Dostun Recai..... > >___________________________________________________________ __________ > > > >Ulan recai iti, ben sana ne zaman mektup yazdim da o allahin cezasi mektubu gonderdin!!!!!!!!!!!!!!Mektuplarimizin okundugunu bildigin icin bu > >adiligi yaptin di mi kopek???Senin yuzunden gul gibi cavusumun bana yapmadigi kalmadi... Tonla dayak.. Bir hafta da hapis cezasi > >yedim!!!!!!!!!!! Cavus beni bolugun onune cikarip "KARSINIZDA > >ORDUMUZUN EN SEREFSIZ ASKERI DURUYOR." dedi!!!!!!!!!!!!!! Senin ne kadar adi bir yaratik oldugunu da soylediysem de mektubunun da o esek sakalarindan biri oldugunu anlatmaya calistiysam da inandiramadim adami. Bir daha mektup falan yazma bak. Zaten ilk izne gelisimde ellerini un ufak edecegim. Birkac yil eline kalem alamayacaksin. En kisa zaman da basina bir kaza gelmesini, surum surum surunmeni > >diliyorum. Hakan. > >_____________________________________________________________________ > > > >Merhaba Hakkus, Yaninda olamadigim sorunlarini ve acilarini > >paylasamadigim icin kahroluyorum. Mektuplarini okudukca icim kan agliyor. Manyak cavus izice azitti demek ki. Vay sadist vay.. Bir de adam bilip cavus yapmislar. Boylelerinin eline hicbir yetki vermemeli sonradan ne oldum delisi oluyorlar. "Sivil olsam yapacagimi bilirdim" diyorsun. Haklisin Hakkusum ama yine de sinirlerine hakim > >ol..Askerlikte uste saygisizlik olmaz. Adama askerligini > >bitirttirmezler vallahi. Uyma o hayvana dostum. Sayili gunler cabuk gecer. > >Buralar bildigin gibi eksikligini hep hissediyoruz. Haydi, en guzel gunler > >seninle olsun....Kardesin Recai. > >_____________________________________________________________________ > > > >recai denen hayvan..........lan sana hayvan demek iltifat, hayvanlara hakaret olur. olum cildirdin mi???!!!???? Cavus fittirdi. Adamin bana yapmadigi etmedigi kalmadi. Ah ulan essek, yaktinnnnn beniiiiii. Askerligim simdiden bir ay uzadi. Her gece tuttugum 8-5 nobetleri, gunde yalniz basima tam techizat 20 km kosu, iki cuval ispanak > >ayiklamak, imanimi gevretti. Yeterr artik recaiii! Sakanin artik cikacak suyu muyu kalmadi. Bu gidisle bira zor ya izne yine de eskaza gelirsem kacacak delik ara. Tum kemiklerini kiracagim, allah belani versin > >emi. Hakan.. > >_____________________________________________________________________ > > > >Hakkuscugum. Olamaz yazdiklarina inanamiyorum. Bu kadari da olmaz ama. O serefsiz cavusun yaptiklari insanlik disi. Insan olsa zaten > >yapmazdi. Nedir bunun sana cektirdikleri? Yani afedersin insan > >sokaktaki uyuz ite bile daha merhametli davranir. Bak hakkus sakin benden gercekleri saklama. Yoksa gorevden mi kaytariyorsun? Eninde sonunda ikinizde bu vatanin evlatlarisiniz. Boyle yapmasi icin ya > >kafadan sakat ya da soysuz olmali. Ne diyeyim hakkus sabredeceksin. Allah sevdigi kuluna cektirirmis. Seni de seviyor ki cavus gibi birini basina bela diye salmis. Can Dostun Recai.
LAZ EFSANELERİ
Bir lazi sinifta nasil teshis edebilirsiniz? > > > Ogretmen tahtayi silerken,o da defterini siler.
Bir lazi cenazede nasil teshis edebilirsiniz? > > > Sadece o >hediye getirmisir... Istanbul Trabzon ucaginda nicin film gosterilmiyormus? > > > Film bitince ucaktakiler arka kapidan cikiyorlarmis..
Lazlar nasil kurtaj yaparlar? > > > Leylekleri taslayarak... Laz sokak kadini ne zaman kafayi usutmus? > > > Diger kadinlarin bu isi para karsiliginda yaptigini ogrenince... Laz buzdolabinda nicin bos sise bulundurur? > > > > Icki icmeyen misafirler icin... Lazın Amerika'da >oğlu olmuş, ismini ne koymuş > > > Basic (temel) :-) Karadenizdeki ayakkabıların içinde ne yazıyormuş ? > > > Önce parmaklar Karadenizdeki kola şişelerinin altında ne yazıyormuş? > > > > Diğer taraftan açınız Laz yolda senet bulmuş, ne yapmış >? > > > Gitmiş ödemiş Laz bu sefer yolda yüklü bir senet bulmuş, ne yapmış? > > > Yurtdışına kaçmış... Laz duş yaptıktan sonra ne yapar > > > Islak elbiselerini çıkarır. Laz yürüyen merdivendeyken elektrikler kesilmiş, > > > Laz iki saat >mahsur kalmış. Lazlar ağaç dikiyorlarmış. Başlarındaki görevli ise Lazlara > > > Yeşiller yukarı, yeşiller yukaru ! Laz niye yazı yazarken eldiven takar > > > Elyazısı tanınmasın diye. Otuz Laz denizci boğulmuş. > > > Denizaltıları bozulunca ittirmeye kalkmışlar.11月9日
İnsanoğlu neden nankördür?.. Hiç bir zaman elimizdekilerin kıymetini bilmeyiz. Hep daha fazlasını hep daha fazlasını isteriz. Peki acaba biz insanlar düşünce, hayal kurma ve eniyileri isterken her iyinin bi zorluğu olduğunu aklımıza getirebiliyormuyuz? " Ne kadar bencil bir insanım" yani kendimci biri olduğumuzu anlarız, aslına bakarsanız içimizdeki her şeye aç bir canavarın emirleri için çabalarız, onun arzuları için çalışırız, tıpkı bi köle gibi.
Bunları kaldırabilirmiyiz?..
" Bunları yazdın sen nankör değilmisin". Diyorsunuz, evet herkes kadar. Ama bi çıkış olması lazım, bu durumdan kurtulmamız lazım....
Ya sizce?..
10月27日 | Windows Media Player Nasıl Eklenir?
| "Power Toy: Windows Media Player" speysinizde ses ve görüntü dosyalarınızı çalmanızı sağlayan bir araçtır. Speysinizi düzenlerken, web'de bulunan ve sayfanıza gelenlere dinlettireceğiniz ya da göstereceğiniz medya dosyanızın adresini yazar ve "save" e basarak kaydedersiniz. Ayrıca player ayarlarından (otomatik başlatma, kaç kere çalacağı ve player modu gibi) diğer ayarları da yapmanız mümkün.
Kullanıcı adı ve şifreniz ile oturum açtıktan sonra "Edit" moduna geçin,
gibi bir satırı adres çubuğunda göreceksiz.
Bu adres çubuğunun sonuna “&powertoy=musicvideo” (" işaretleri olmadan) ekleyiniz, yani;
"git" e basın ya da "enter" tuşuna. Sayfanın yüklenmesi için bir süre bekleyiniz.
"Customize" e basın ve daha sonra da "Modules" ü seçin. Aşağıda görüldüğü gibi, "PowerToy: Windows Media Player" in listenize geldiğini göreceksiniz. :-))

Bu modülü sitenize eklemek için hemen yanındaki "Add" e basın. Modül sitenizde belirecektir. Windows Media Player için uygun bir yer ayarladıktan sonra (fare ile sağa-sola, yukarı-aşağı oynatarak) "Save" e basarak kaydedin.
 Aşağıda görüldüğü gibi artık "Windows Media Player" adında bir modülünüz oldu. Oynatmak istediğiniz medya dosyasını (WMA,WMV,WAV, AVI, MPG, MPEG, MP3) URL yazan alnın yazarak yapıyoruz.
Örneğin: http://www.alanadi.com/muzikdizini/sarki.mp3
Position in sec: Dosyanızın kaçıncı saniyeden başlayacağı Times to play: Dosyanızın kaç kez çalacağı Rate to play: Çalma oranı Auto Start: Otomatik başlama
Display Mode: Invisible: Görünmez, Non: Hiç yok, Mini: Mini, Full: Tam ekran görüntüsü Right click Menus: Sağ tuşla açılır menüler
Revert: Yapılanları geri döndürmek için
ALINTI : LEO MASTER 10月26日

Yeni Blog Sayfamı tıklayın
Forum
10月13日
HADİS-İ ŞERİF
“Oruç (dünyada günahlara, ahirette cehenneme) kalkandır.”
(Sahih-i Buhari)
“Her şeyin zekatı vardır. Bedenin zekatı oruçtur.”
(Camiu’s-Sağir)
CİMRİLİK VE CÖMERTLİK
Peygamber efendimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde buyurmuşlardırki; “Cömert, Allaha yakın, insanlara yakın, cennete yakın ve cehenneme uzaktır. Cimri, Allahtan uzak, insanlardan uzak, cennetten uzak ve cehenneme yakındır. Allah katında cömert bir cahil, cimri bir alimden daha sevimlidir. En ağır hastalık, cimrilik hastalığıdır.”
İnsanların kimi yoklukla kimi de varlıkla imtihan olunurlar. Onun için, yokluğa düştüğümüz zaman, “imtihandır, geçer” diye sabrederken, varlığa kavuştuğumuzda da şımarıp, geçen dar günlerimizi unutmamalıyız. Fakirlikte sabır, şükür etmesini bilmeli, verilen nimetleri takdirde, gaflete düşmemeliyiz.
Dahhak (r.a.), “Boyunlarına, çenelerine kadar varan halkalar geçirmişizdir.” (Süre-i Yasin, 8) ayet-i kerimesinin tefsirinde boyunlarındaki halkaları cimrilikle tefsir etmiştir. Allah (c.c.) uğrunda infaktan Allahü teala ellerini tutar ve onlar hidayeti görmez olurlar.
Ka’b (r.a.) şöyle buyurdu: Her sabah iki melek; “Allahım cimrinin malını tez elinden al, cömertin malını da artır” diye dua ederler.
Yahya bin Muaz Hz: “Kötü kimseler olsa bile cömertler için herkesin kalbinde bir sevgi vardır. İyi olsalar bile cimrilere karşı herkesin kalbinde yalnız nefret vardır.”
Hz. Yahya (a.s.), İblis ile karşılaştı. En çok kimi sevdiğini ve en çok kime buğzettiğini sordu. Şeytan aleyhilla’ne “En çok sevdiğim cimriler, en çok kızdığım fasıkta olsa cömertlerdir. Zira cimrinin cimriliği benim için kafidir. Fakat fasık da olsa cömert olunca Allahü tealanın onu bağışlayacağından korkarım. Sen Yahya olmasaydın ben sana bunu söylemezdim.” dedi.
CİMRİ GEVEZENİN HALİ
Bir adam hem cimri, hemde geveze imiş. Kesesi daima kapalı, ağzı ise daima açıkolan bu adamı hikmet sahibi birisi şöyle ikaz etmiş:
- “Altınları ağzına al da, dilini keseye koy!...”
ZEKAT VE FAYDALARI
Namaz dinin direği, zekat ise köprüsüdür. Zekat, zenginlerin lütfen verdikleri bir yardım değil, fakirlerin, onların mallarındaki bir hakkıdır. Nitekim Hz. Allah mealen “Onların mallarında, muhtaç ve yoksullar için bir hak vardır.” (sure-i Mearic, 24, 24) buyurmaktadır. Bu yüzden veren minnet bekleyerek vermez, alan da minnet ederek almaz.
Zekat verenlerin günahları mağfiret edilir. Resulüllah Efendimiz (s.a.v.) Ebud-Derda (r.a.)’ın rivayet ettiği hadis-i şerifte; “Kim namazı kılar, zekatı verir ve Allaha hiçbir şeyi şirk koşmadan ölürse, onu mağfiret etmek Allah üzerine bir hak olur. Hicret etse veya doğduğu yerde ölse de!” buyurmaktadır.
Zekat vermenin ictimai hayatımızda sayılamayacak kadar çok faydaları vardır. Bunlardan biri, “Bütün hataların başı olan dünya sevgisi”nden insanın kurtulmasını temin etmesidir. İmam-ı Rabbani (k.s.) Hazretleri: “Resulüllaha (s.a.v.) uymak şerefine kavuşmak için, dünyada olan her şeyden yüz çevirmek gerekmez. Böyle yapmak çok zor olur. Eğer farz olan zekat verilir ise dünya mallarının hepsi terk edilmiş demek olur. Böylece insan, dünya malının zararından kurtulmuş olur. Bir malın zekatı verilince, o mal zarardan kurtulur. Malın hepsini Allah yolunda vermek, elbette daha iyi ve faydalı ise de, zekatını ayırıp yerine vermek de bu işi görmektedir. Ahiretin azabından kurtulup, sonsuz nimetlere kavuşmak, ancak ona (Resulüllah (s.a.v.) ) uymakla olur. Bunun için de, altın, gümüş eşyası, kağıt parası, ticaret eşyası ve çayırda otlayan hayvanları olanın, İslamiyete uygun olarak zekat vermesi, böylece mala ve hayvanlara bağlı olmadığını göstermesi lazımdır.
8月23日
Space' Tutkunları
Merhaba!..
biz_bize_sohbet@hotmail.com adresi,
tamamiyle konular hakkında yorum yapmak için açılmış bir adrestir.
Tanışmak ve insan tanımak amaçlı değil, yani kişilere değil düşüncelere
endeksli bir mail programıdır. Bu programın en büyük özellikleri;
hiç bir zahmette bulunmadan kişilerin yorumlarının mail adresinize
gelmesi, toplu gönderim kullanılmasına rağmen kimsenin adresinin
görünmemesi, nickinizi istediğiniz gibi değiştirebilmeniz... Kayıt olmak çok basit. biz_bize_sohbet@hotmail.com adresine,
konu (subject) kısmına "Kayıt" yazınız, mailin içine de parantez
içinde nickinizi yazarak göndermeniz yeterli olacaktır. Aynı gün içinde
size cevap maili gelecektir. Bundan sonra yapılan tüm mailleri
alabilir ve yorum yapabilirsiniz. Yorum yapmakda çok basit, aynı mail
adresine altına nickinizi yazarak mail atmanız yeterli. Yorumunuz, mail
adresiniz görünmeden bir çok kişiye ulaştırılacaktır.
Haydiii Gideliiiim... 8月19日
ARAYIŞ
Daha
ilk doğduğumda aramıştım seni
Belki
ilk ağlayışım
İlk
çığlığım senin içindi.
Sonra
çocukluk oyunlarımda vardın sen
İlk
kaçışlarımda ve ilk sevmelerimde
Hala
bilmiyorum adını
Evcilik oynarken kavga ederdim
sokaktaki erkeklerle
Düşünüyorum!
O
yaşta mı başlamıştı ne aradığım? Soruları...
İsmini biraz büyüdükten sonra
Yazdım okul duvarlarına
Evdeki kavgamın tek sebebi oldun
Yalın
ayak, ağlayan gözlerle
Sokak
kapısı çalarken
Çocukça küfür savururdum.
Evdeki bütün yaramazlıklarım senin içindi
Bakkaldan çaldığım çikolataları bile belki senin için çalardım
Sonra
evcilik oynarken, sana ulaşmak için
Denizlere açılmayı düşlerdim
Annem
tutardı saçlarımdan
Sürükleye sürükleye çekerdi içeriye,
Gururum incinirdi.
Bütün
çocuklar dağılırdı o zaman,
Anladım ki annem gibi saçlarımdan tutacak,
Sürükleyeceklerdi beni.
Büyüdükçe daha çok zorlanacaktım...
Çünkü
bundan sonra bir çocuk değil,
bir
kadın olacaktım.
Okula
giderken yalnız sokaklardan korkardım.
Hele
seni bulmak o kadar kolay olmuyormuş.
Yazdığım günden bu yana arayışımın
Özgürlük olduğunu biliyordum.
Küçükken seni aya, yıldızlara ve
Güneşe benzetirdim,
O
yaşta özgürlük benim için
Annem
bana kızmadan doyasıya oynamaktı...
Aslında çocukken hissettim özgürlüğü
Ve
büyüdükçe özgürlüğün
Dünyadan, gezegenler boyu
Eziklik olmadığını anladım
Çünkü
özgürlük bilinmezlik değil
Aslında bilincin kendisidir
Özgürlük yürekten gelir
Yani
özgürlük ne çıplak ayakla,
Ne
ağlayan gözlerle
Nede
ismini duvarlara yazmaktı
Aslında özgürlük
İçimde ki seni açığa çıkarmaktı
VALANTİNA AXİN
8月18日 BAŞARILI OLMAK...
- Hayatta başarılı olmuş kişilere bakarsak onların ruhen, bedenen ve fikren huzurlu kişiler olduğunu görürüz. (Thomas Edison)
-
Başarı kazanan kişiler büyük ruha sahiptirler, bir olaydan hemen
etkilenmez ve olayların devamını düşünürler. (Maurice Maeterlinck)
- Başarı kuvvetli olana gülümser, başarısızlık zayıflara çullanır. (Oscar Wilde)
-
Her işte bir ideal olmalı, sizi ilgilendirmeli ve düşündürmelidir.
Unutulmamalı ki, her iş, bizim sandığımızdan büyük ve önemlidir.
(Casson)
- İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgar ne kadar sert eserse, ağaçlar o kadar sağlam olur. (J. Williard Marriot)
- Dünyanın gördüğü her büyük başarı önce bir hayaldi. En büyük çınar bir tohumda, en büyük kuş bir yumurtada gizlidir. (Allen)
- Başarının önündeki en büyük engel, yılgınlık ve kararsızlıktır. Azimli ve kararlı olmak, başarının temel şartıdır.
- Başarısızlıklardan ders almayı bilenler başarıya, her başarısızlıkta biraz daha yaklaşmış olurlar.
-
Hayatta sertlikle elde edilen hiçbir başarı kalıcı olmamıştır. Ancak
sevgi ve yumuşaklıkla sağlanan başarılar devam edebilmiştir.
-
Bizi güçlü yapan yediklerimiz değil, hazmettiklerimizdir. Bizi zengin
yapan kazandıklarımız değil, muhafaza ettiklerimizdir. Bizi bilgili
yapan okuduklarımız değil, kafamıza yerleştirdiklerimizdir. (Francis
Bacon
|
|
|
|
|
|
| |